I wish I found some better sounds no one’s ever heard, | Keşke kimsenin hiç duymadığı daha iyi melodiler bulsaydım |
I wish I had a better voice that sang some better words, | Keşke daha iyi şeyler söylemek için daha güzel bir sesim olsaydı |
I wish I found some chords in an order that is new, | Keşke birbirleriyle uyumlu yeni akortlar bulsaydım |
I wish I didn’t have to rhyme every time I sang, | Keşke her şarkı söylediğimde kafiye yapmak zorunda olmasaydım |
I was told when I get older all my fears would shrink, | Yaşlandığımda bütün korkularımın azalacağı söylendi bana |
But now I’m insecure and I care what people think. | Ama şimdi kendime güvenim yok, ve insanların ne düşündüğünü önemsiyorum |
My name’s ‘Blurryface’ and I care what you think. | Benim adım Blurryface* ve düşüncelerini umursuyorum |
My name’s ‘Blurryface’ and I care what you think. | Benim adım Blurryface ve düşüncelerini umursuyorum |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
We’re stressed out. | |
Sometimes a certain smell will take me back to when I was young, | Bazen belirli bir koku beni gençliğime geri götürüyor |
How come I’m never able to identify where it’s coming from, | Nasıl olur da nereden geldiğini hiç tespit edemedim? |
I’d make a candle out of it if I ever found it, | Bir mum yapardım ondan, eğer onu bulabilseydim |
Try to sell it, never sell out of it, I’d probably only sell one, | Satmaya çalışırdım, asla ondan kurtulmaya çalışmazdım, muhtemelen yalnızca bir kişiye satardım |
It’d be to my brother, ’cause we have the same nose, | O da abim olurdu, çünkü ikimiz de aynı burna sahibiz, |
Same clothes homegrown a stone’s throw from a creek we used to roam, | Aynı kıyafetlere, aynı evde büyüdük, yakınlardaki derede boş boş gezinirdik |
But it would remind us of when nothing really mattered, | Ama bize hiçbir şeyin cidden bir öneminin olmadığı zamanı hatırlatırdı |
Out of student loans and treehouse homes we all would take the latter. | Öğrenci borçlarının ve ağaç evlerin arasından, hepimiz ikinciyi seçerdik** |
My name’s ‘Blurryface’ and I care what you think. | Benim adım Blurryface ve düşüncelerini umursuyorum |
My name’s ‘Blurryface’ and I care what you think. | Benim adım Blurryface ve düşüncelerini umursuyorum |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
We used to play pretend, give each other different names, | Eskiden numara yapardık***, birbirimize farklı isimler takardık, |
We would build a rocket ship and then we’d fly it far away, | Bir uzay gemisi inşaa edip uzaklara uçururduk |
Used to dream of outer space but now they’re laughing at our face, | Uzay hakkında hayaller kurardık, şimdi ise yüzümüze gülüyorlar |
Saying, “Wake up, you need to make money.” | Diyorlar ki: “Uyan, para kazanmaya ihtiyacın var!” |
Yo. | |
We used to play pretend, give each other different names, | Eskiden numara yapardık***, birbirimize farklı isimler takardık, |
We would build a rocket ship and then we’d fly it far away, | Bir uzay gemisi inşaa edip uzaklara uçururduk |
Used to dream of outer space but now they’re laughing at our face, | Uzay hakkında hayaller kurardık, şimdi ise yüzümüze gülüyorlar |
Saying, “Wake up, you need to make money.” | Diyorlar ki: “Uyan, para kazanmaya ihtiyacın var!” |
Yo. | |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
Wish we could turn back time, to the good ol’ days, | Keşke zamanı geri döndürebilseydik, eski güzel günlere |
When our momma sang us to sleep but now we’re stressed out. | Annemizin bize uyumamız için şarkı söylediği zamanlara, ama şimdi aşırı stresliyiz |
Used to play pretend, used to play pretend, bunny | Eskiden numara yapardık, eskiden numara yapardık, para |
We used to play pretend, wake up, you need the money | Eskiden numara yapardık, uyan paraya ihtiyacın var! |
Used to play pretend, used to play pretend, bunny | Eskiden numara yapardık, eskiden numara yapardık, para |
We used to play pretend, wake up, you need the money | Eskiden numara yapardık, uyan paraya ihtiyacın var! |
We used to play pretend, give each other different names, | Eskiden numara yapardık***, birbirimize farklı isimler takardık, |
We would build a rocket ship and then we’d fly it far away, | Bir uzay gemisi inşaa edip uzaklara uçururduk |
Used to dream of outer space but now they’re laughing at our face, | Uzay hakkında hayaller kurardık, şimdi ise yüzümüze gülüyorlar |
Saying, “Wake up, you need to make money.” | Diyorlar ki: “Uyan, para kazanmaya ihtiyacın var!” |
Yo. |
↧
Twenty One Pilots – Stressed Out Sözleri Türkçe Çeviri
↧